ADIN DİRİLİR
Deniz mavisi hayaller büyüten,
O kırmızı elbiseli kız çocuğunu kaybettim.
Sonsuz akrep ve yelkovan yolculuğu,
Çarelerimin cesedini dikizliyor.
Yıkanmayan tabutsuz bir ceset,
Topraksız ve külsüz!
Gülüşünde parlayan inci yavrusu hayallerini
Solduran bendim.
Üstelik henüz uğramadı güz.
Hani yoğurt kovasında
Çiçekler büyütürdün,
Solmuş gölgelerini gördüm
Rüyamda ölen bir aşkın.
Mezarında ağlamak düştü paylarına.
Ellerim yara içinde kefenler ördüm.
İçinde mevsimsiz çiçekler açardı,
Gülüşün bu yüzden sulardan güzel,
Bu yüzden ateşten sıcak…
Mevsimsiz yağardı yağmurlarla aşk.
Belki bir gün ruhunda yeniden ısınacak.
Renklerden siyahı severim bilirsin,
Ruhunda çiçeklerle dans eden
Gökkuşağına aşığım,
Hatta ölümlü dünyalara
Ölmeden alışığım.
Ve bir gün kim bilir…
Şimdi kimsenin önemsemediği
Bir şiirimin içinde,
Üstelik sevgiler hâlâ acılar içindeyken
Adın dirilir.
Şiir olur mavilikler,
Ve aşk sarar dünyanın çeperini.
O kırmızı elbise kim bilir
Ruhuma değer yeniden.
Aşk taşıyan bir gülüş,
Karanlık sandığımız bir gece
Bir daha tutacak ellerini.
Umuda çalan düşler içinde…