TURGUT ALP EROĞLU/DÜŞ GEZGİNLERİ

DÜŞ GEZGİNLERİ

Issızlığın ortasında; ancak düşlerimde duyumsadığım ve belli belirsiz anımsadığım hayatımın en kesif noktasındayım. Düş gezgini olduğum aşikâr oldu. Sonsuz, engin hayal dünyamdan her uyandığımda düş kırıklıkları içinde sıkışmış, çırpınan bedenim sancıyla kıvranıyor.  Düşlerim yaşadığım gerçekliğe başkaldırdıkça acılarım o oranda artıyor. Kutsal dilek ağacımız kurudu. Göklerde sesimiz işitilmiyor artık. Evrenin kapıları tamamen kapandı.  Kaybettiğimiz bir savaşın sonucunu yaşıyoruz. Buradan kurtuluş yok, farkındayım!  Kaçıncı gelişim bu dünyaya tam olarak bilmiyorum. Savaş kazanılana dek sürecek bu döngü.  Çoraklaştırdıkları topraklar gibi düşlerimizi de kurutmaya çalışanlarla dolu bu dünya. Kötülük tohumlarını atanlar, insanların düşünsel yanlarını keşfetmesini istemediler. Kendilerine hizmet etmeleri için onları köleleştirdiler. Düş gezginleri ise her zaman insanlara kılavuzluk ettiler. Evrenin sırlarını insanların kulaklarına fısıldamaya başladıklarında savaş da başlamış oldu. Aydınlanmış olanlar, insanları köleleştiren sistemlere başkaldırdılar.

Hayal kurmak yasak bu topraklarda!

Düşlerimi kimseye anlatamam; nitekim güvenecek kimseler yok. Yapayalnızım. Dostlar da sessiz kalmayı seçiyor. Tüm düş gezginleri gibi bir köşeye saklanmış, sadece bekliyorum. Algısal dünyaları bedenî ihtiyaçla sınırlandırılmış olanlar düş gezginlerini anlayamadılar. İnsanları devşiren, onların zihinleriyle oynayan ve kendilerine benzetmeye çalışanların içinde düş gezgini olmak çok zor. Onlar diğer insanları kendi algı dünyalarına çekmeye çalışıyorlar.  Biz ise insanlara hayalleri vasıtasıyla evrenin tüm sırlarına ulaşmayı öğretiyoruz. Engin, sınırsız, sonsuz bir hayat vaad ediyoruz. Bedenden değil, sonsuz enerjiden var olduklarını hatırlatıyoruz. Ancak dünyevi ihtiyaçlar ve menfaat ilişkileri insanları bize düşman etti. Düşünmeyi ve düş kurmayı bıraktılar. Algıları zayıfladı. Ve böylece evrenin kapıları bu dünyaya kapandı. Eğer savaş kazanılmazsa biz de burada hapsolacağız ve evrenin sonsuzluğuna karışamayacağız.

Savaş çok eski yıllarda başladı. Dünyadaki uluslar bu kötücül güç karşısında direnemedi. Kayıplarımız haddinden fazla. Ölülerimizi anımsıyorum gözlerim yaşlı. Her çağda insanları sürüleştiren, onların düşünce ve hayallerini çalan zalimlere karşı insanlığın önünü açmak ve onları özgürleştirmek için çabalayan düş gezginleri çıktı. Hepsi unutturuldu. Şimdilerde ise sürgün ve esarette geçiyor hayatımız. Düş gezginleri yenildi. İnsanlar bizi terk etti. Kaçacak bir yer kalmadı artık. Ruhumuzu esir eden, hayallerimizi çalan düş hırsızlarıyla birlikte yaşamak zorundayız. Denetimler ve yasaklar eşliğinde…

Her şeye rağmen düşlerimizde özgürlüğü ve sonsuzluğu yaşatmak zorundayız! Ben şimdilerde, tüm evreni zihnime sığdırdım. Düşlerim de o denli genişledi. Evrenin tüm yansımalarını kalbimde hissediyorum ve yeni başlangıçlar yapabilmek için zamanı durduruyorum. Bir gün her şey değişecek, bunu biliyorum.

YANSIMA

Sustular bir anda!

Durdu zaman;

Saatler kesti tıkırtısını,

Rüzgâr uğultusunu…

Ve toprağın altındakiler,

Ve üstündeki börtü böcek;

Ağında sessizce bekleyen örümcek,

Tüm dünya dondu bir anda!

Caddeler, sokaklar, kalabalıklar…

Aşklar, kavgalar, dedikodular…

Hayal kuran genç adam,

Ağlayan yaşlı kadın,

Savaşlar, göçler, cenaze ve düğün…

Tüm hayat dondu bir anda!

Açların ağız kokusu,

Tokların tamahkâr bakışları,

Ölmekte ve doğmakta olanın keskin çığlığı,

Dondu bir anda!

İzliyordu Tanrı yansımasını aynanın arkasında;

Yavaşça ve umarsızca çekti gözlerini aynadan

Aniden başladı bildiğimiz hayat,

Kaldığı yerden…

One thought on “TURGUT ALP EROĞLU/DÜŞ GEZGİNLERİ

  1. Düş gezginleri bu alegorik yazıda kendilerini bulacaklar. Bu gezginler hiç bitmeyecekler. Akla kara kadar farklı tarafların savaşı devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir