Ahmet Karadağ’ın üçüncü öykü kitabı “Unutulmanın Gagavuzcası” Muhtelif Kitap’tan yayımlandı.
BASIN BÜLTENİ
İnsan, en yakınlarının hayatından nasıl silinir?
Ahmet Karadağ’ın üçüncü öykü kitabı “Unutulmanın Gagavuzcası”, Muhtelif Kitap’tan yayımlandı.
Tutsaklığın Üç Hali ve Dirlik Düzenlik Apartmanı kitaplarının yazarı Ahmet Karadağ, yeni kitabında unutulmayı, aile içindeki görünmezliği, geçmişin kapanmayan yaralarını ve adalet arayışını on iki öyküde buluşturuyor. Unutulmanın Gagavuzcası, insanın görülme, sevilme ve hatırlanma ihtiyacını; yakın ilişkilerin, toplumsal şiddetin ve gündelik hayatın içinden anlatıyor.
Aynı evde yaşadığı insanlar tarafından yemeğe çağrılmayı bekleyen bir akademisyen, eski eşinden geriye kalan eşyalarda geçmişiyle yüzleşen bir kadın, babasına söyleyemediklerini bir hastane yatağında dile getiren genç bir kız, yıllar önce sahibine ulaşamamış bir mektubun peşine düşen posta memuru… Karadağ’ın karakterleri, hayatlarını değiştiren büyük olaylar kadar küçük ihmallerin, ertelenmiş konuşmaların ve karşılıksız kalan yakınlık arayışlarının izlerini taşıyor.
Kitaba adını veren öyküde, Gagavuz dili üzerine çalışan Aydın Sezer’in çocukluğundan yetişkinliğine uzanan unutulmuşluk duygusu, giderek kara mizahla örülü bir anlatıya dönüşüyor. “Çöp Ev”de bir evin kapısından yılların biriktirdiği hatıralar taşarken, “Babamın Durduk Yerde Kendini Öldürmesine Dair”de bir ailenin kendini temize çıkaran sözleri, farkına varmadığı acımasızlığı görünür kılıyor. Bu öykülerde aile, sevgi ve dayanışmanın beklendiği yer olduğu kadar insanın yalnız bırakıldığı, sesinin duyulmadığı bir alan olarak da beliriyor.
Bireysel hafızayla toplumsal hafıza arasındaki geçişler, kitabın bir başka önemli eksenini oluşturuyor. “Güle Yel Değdi”, Sivas Katliamı’nın açtığı yarayı bir hekimin vicdani karşılaşmasına taşırken; “Kuşku, Pişmanlık ve Fabergé Brut”, işkencenin ve siyasal baskının bir aşkta bıraktığı izleri iki ayrı sesle anlatıyor. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sıyla ilişki kuran “Ceza ve Suç” ise hukuk, hakikat ve intikam arasındaki gerilimi, hayatından yirmi yılı alınmış bir insanın hikâyesi üzerinden sorguluyor.
Karadağ, öyküden öyküye değişen anlatıcıları ve dil tercihleriyle kitabın dünyasını genişletiyor. İç konuşmalar, mektuplar, dilekçe biçimi ve konuşma dilinin ritmi; gerçekçi anlatımın yer yer fantastik ve grotesk sahnelere açıldığı bir yapıda yan yana geliyor. “Araşdırma Hasdanesi Başekimliğine”de kendini haklı çıkarmaya çalışan bir anlatıcının dili, sağlık çalışanlarına yönelen şiddeti ve gündelik ikiyüzlülüğü açığa çıkarıyor. “Şebeke” ve “Romanos Diogenes”te ise okur, gerçekliğin anlatıcının algısıyla dönüştüğü dünyalara giriyor.
Unutulmanın Gagavuzcası, okuru hem hatırlanmaya ihtiyaç duyan insanlara hem de başkalarının hayatında fark etmeden bıraktığı boşluklara bakmaya çağırıyor.
Yazar hakkında
1975 doğumlu Ahmet Karadağ, Ankara’da yaşıyor ve serbest çocuk hekimliği yapıyor. Kırk yaşından sonra yazmaya başlayan Karadağ’ın öyküleri ve edebiyat yazıları; Kitap-lık, Notos, Varlık, Öykü Gazetesi, Parşömen Edebiyat, Bianet, BirGün ve Yeni Yaşam gibi yayınlarda yer aldı. Ağustos 2022’de yayımlanan ilk öykü kitabı Tutsaklığın Üç Hali, 13. Türkan Saylan Sanat Ödülleri’nin öykü dalında finale kaldı. İkinci öykü kitabı Dirlik Düzenlik Apartmanı 2024’te yayımlandı.
Kitap bilgileri
Kitap: Unutulmanın Gagavuzcası Yazar: Ahmet Karadağ Yayınevi: Muhtelif Kitap
Tür: Öykü
Sayfa sayısı: 136
İlk basım: Eylül 2026 ISBN: 9786259652160
Basın iletişim: bandinikitap@gmail.com

