HÜSEYİN ALİ MERSİN
HÜSEYİN ALİ MERSİN
KAYIP İLANI
Yaşamak oyununda kusurlu
rüzgâr gibi yığıldığım kapılardan sürgün
her bahar sebebi olduğum ağrılardan meczuptum
Bitişik nizam ama uzak ilişkilerden
hislerden güllerden enflasyondan
ve acıyı kimlik kılan baskıdan konuştum herkese
Talan edilmiş coğrafyalara benzedi göğsüm
hangi tohumu atsam başkaldırıya sayıldı
Gizlendim her gece evimi gösteren parmaklardan
Tavır olarak muktedirler astım dehlizlerde
Bilmiyordum yoldaş dendiğini acıyı sırtlayana
Niçin heveslisiydim sevilmenin
Beni bulmadılar saklandığım adalarda
Islığım fenerim oldu terim suyum
Buradaydım yazdım tırnaklarımla bulutlara
Önce üzüntüyü giyindim peşinden korkuyu
Kimse gelmedi oyunuma
Ama kazıdığım çukurları doldurdum heveslerimle
ama dilimi bağladığım ipleri çözdüm
burası soğuk
burada üşüdüm
Her yer kanı yalnızlığın
Şenlikler ardından provasıydım unutulmanın
Sonra sevmenin yolunu buldum sıkıntımı
Taşları aldım kan oturttum yüzüme
Öyle tanıdım rahatı ve soyunmayı yalanlardan
Gerçeğin ipeği sararken cızırtıyla etimi
cinnet koşularına gebe kılmadan ayaklarımı
anladım sakin dağ keçileriyle öpüşmeyi yarlarda
Eğer ölüceksem özlemden devletten üzüntüden
eğer terk edileceksem doğduğum gibi sütten
Vurdum bir bir kör ve sağır hayalî dostlarımı
acemisiydim çünkü sarılmanın insanlara
yumruğun ve altının övüldüğü bu çağda
acemisiydim işte seviyorum demesine
ilahlarıyla bir insanın
yalnızım diyen bir insana
Kanımı yuttum da indim şehirlere
Patlarken attığım dikişler kalbimden
kimse görmedi gözyaşımla açan ağaçları
İsmimi de yırtılan damarlarımı da sormadı
hep kendi yarasını
hep kendi saçlarını okşayan avcılar
Gençtim koşarken kürsülere
durup sordum göğe bakma tavrı olarak
Neden ağlarken ıslatmadı yağmur saçlarımı
Kim yaşadı şu uzaktan talan aşkları kış günleri
Kursağımda tıkanırken soluğum
özür dilemezken kalbimi avuçlarında sıkanlar
yıkılsın istedim her şey
yıkılsın ve yaratılsın
Kimse inanmasa da göğsümde obruklar vardı
ışığa başkaldıran çiçekler
ve her yaraya merhem benim diyen ağızlar
Şimdi ben uyanmadığım hangi rüyaydım
Bir dost meclisinde herkes saklarken yarasını
Devlet sırrı olmadığımı anladım yeryüzünde
Kaybolduğumu dahi ben söyledim
