NIELS HAV
Şiir Sınır Tanımaz
Bu yıl temmuz ayında Ahmet Telli’yi kaybettik. Bir dostumuzu, büyük bir şairi…“Şiir bir itirazdır; şiir dişildir ve barışçıldır.” demişti.
Şiir, hayatın güzelliğini anlatır. Ama önce şunu kabul edelim: Şiirin bir işe yaradığı söylenemez; ülkenin ekonomisine hiçbir katkısı yoktur. Güç ile şiirin ortak bir yanı yoktur.
Dünya yanıyor. Savaşlar ve iklim değişikliği yüzünden insanlar evlerini, ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Dünya tarihinde hiç bu kadar çok insan yurdundan uzak yaşamadı. Buna rağmen milliyetçilik güçleniyor. Bu büyük bir çelişki.
İktidar sahipleri duvarlar örüyor, sınırları kapatıyor, çatışmalar yaratıyor. Şiir ise bir itirazdır. Onlar “biz” ve “onlar” diyor. Şiir ise “biz” ve “onlar” ayrımını kabul etmiyor. Yalnızca “biz” var. Hepimiz insanız ve aynı kırılgan dünyada yaşıyoruz.
Dünyanın her yerinde insanlar güzelliği özlüyor. Gökkuşağı doğanın en güzel görüntülerinden biri. O, sınırları tanımıyor. Göçmen kuşlar da öyle… Şairler de sınır tanımaz. Şiir sınırları açar, insanları birbirine yaklaştırır.
Bu yüzden şiiri okullara, sınıflara taşımak çok önemli. Şiir sevinçle ve umutla, özlemlerimizle ve düşlerimizle iç içedir. Sanat, gelecek kuşaklara verebileceğimiz en güzel oyuncaktır.
Bu yıl temmuz ayında Ahmet Telli’yi kaybettik. Bir dostumuzu, büyük bir şairi; insanların özlemlerine ve umutlarına ses veren bir insanı yitirdik. Onu özlüyoruz. Ama şiirleri yaşamaya devam ediyor. Onlar, şiirin kolay kolay yok olmayacağının bir kanıtı.

Ahmet Telli için şiir; insan onuruyla, toplumsal mücadeleyle, sevgiyle ve umutla iç içeydi. Şiir, yoksulların sesiydi. Kalem ise adalet mücadelesinin bir aracıydı. “Şiir bir itirazdır; şiir dişildir ve barışçıldır,” demişti.
Şiir büyülüdür. İyi şiirler ruhumuza kanat verir.
Barış içinde bir dünyada sanatın ve şiirin yeniden çiçek açmasını dileyelim. Bugün insanlar ve ülkeler arasındaki iletişim her zamankinden daha önemli. Şiir, farklı halkları ve kültürleri birbirine yaklaştırır. İnsanlara ve onların mutluluk ve huzur içinde yaşama düşlerine saygıyı güçlendirir.
Hepimiz aynı düşü paylaşıyoruz.
© Niels Hav – Türkçesi: Hüseyin Duygu
YILDIZ KAYMASI
Annemin yanına gitmiştim,
ölümünden bir gün önce.
Bahçeye çıkıp yıldız kaymalarını saymak istedi.
Her biri bir insan, dedi annem,
bir kader.
Bunlar akkorlaşmış taşlar, dedim,
atmosfere girince
yanıp tükenen göktaşları.
Evet, dedi annem, insanlar gibi,
insanlar da mücadele ederken
yanıp tükeniyor.
Ağustostu, ıslak çimlerin üzerinde duruyorduk,
gökyüzü derin ve karanlıktı.
Yıldızlar mı belirliyor kaderimizi,
öyle olsaydı daha kolay olurdu, değil mi?
Saçmalama, dedi annem,
çok konuşuyorsun,
yıldızları rahatsız ediyorsun.
[Annem 21/9 2024 – 25/8 2023]
© Niels Hav
Türkçesi: Hüseyin Duygu
