KÜLTÜRLERARASI BİR YOLCULUK:
ITAline MAGAZINE GENEL YAYIN YÖNETMENİ MAURO LOVECCHIO İLE SÖYLEŞİ
Turgut Alp Eroğlu: Merhaba, Mauro Lovecchio, bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Öncelikle okurlarımıza ITAline Magazine‘in doğuş hikâyesini anlatmak ister misiniz?
Mauro Lovecchio : Merhaba, bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Derginin doğuşu net bir ihtiyaca dayanıyor: İtalya’yı ve dünyadaki İtalyan topluluklarını kültür, sanat, edebiyat, tarih ve insani deneyimler üzerinden anlatabilecek bir yayın alanı yaratmak istedik. Amacımız, İtalya ile yurt dışındaki İtalyanlar arasındaki ilişkilere yönelik sınırlı bakış açısını aşmaktı. Yani farklı kültürel gerçekliklerin, derneklerin, sanatçıların, profesyonellerin, akademisyenlerin ve sıradan insanların buluşabileceği, diyalog kurabileceği, birbirini tanıyabileceği bir platform oluşturmayı hedefledik. Bu insanlar, kendi deneyimleri sayesinde İtalya ile bağlarını korurken, bunu ev sahibi ülkelerle bir buluşma ve etkileşim perspektifi içinde yapıyorlar. Dolayısıyla dergimiz sadece İtalyan kültürünün sergilendiği bir vitrin değil; karşılıklı bir alışverişin ve zenginleşmenin ürünüdür.
Turgut Alp Eroğlu: Yayın kurulundaki özel görevleriniz ve sorumluluklarınız nelerdir?
Mauro Lovecchio: Her şeyden önce derginin editoryal kimliğini, görsel imajı da dahil olmak üzere, güvence altına almaktır: yazı işlerinin çalışmasını koordine etmek, tematik hatları belirlemek ve içerik kalitesini sağlamaktır. Ancak organizasyonel rolün ötesinde kültürel bir sorumluluk da söz konusudur: yayın kurulu içinde işbirliğine ve görüş çokluğuna dayalı bir çalışmayı teşvik ederek ve farklılıkları güçlü yönlere dönüştürerek hangi hikayelerin anlatılacağını, hangi seslerin dinleneceğini ve hangi köprülerin kurulacağını seçmektir.
Turgut Alp Eroğlu: Bugün ITAline Magazine yaklaşık 80 ülkede okuyuculara ulaşıyor. Bu kadar geniş bir uluslararası dağıtım ağı editoryal yaklaşımınızı, seçimlerinizi ve yayın çizginizi nasıl etkiliyor? Kültürel vizyon ve misyonunuz tam olarak neleri kapsıyor?
Mauro Lovecchio: Yaklaşık 80 ülkede okuyuculara ulaşmak bizim için büyük bir sorumluluk; çünkü her bir makale çok farklı kültürel, dilsel ve sosyal bağlamlarda okunabiliyor. Bu durum bizi, açık, saygılı ve uluslararası bir kitleyle diyalog kurabilen bir dil geliştirmeye teşvik ediyor. ITAline Magazine, İtalya’yı klişelerden ve nostaljiden uzak bir şekilde anlatmayı amaçlıyor. Editoryal çizgimiz, İtalyan kimliğinin değerini korumak ile dünyaya açılmak arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Misyonumuz ise bağlar kurmaktır: İtalya ile dünyadaki İtalyanlar arasında, İtalyan toplulukları ile onlara ev sahipliği yapan ülkeler arasında, sanatçılar ile okuyucular arasında ve geçmişin hafızası ile günümüz arasında. Zira bir kültür dergisinin sadece bilgilendirmekle kalmayıp, aynı zamanda var olan çeşitli gerçekliklere karşı merak uyandırması gerektiğine de inanıyorum.
Turgut Alp Eroğlu: Sanat eleştirmeni Toti CARPENTİERİ ve sanat tarihçisi Marisa MİLELLA gibi isimlerle yapılan iş birliği dergiyi nasıl zenginleştiriyor?
Mauro Lovecchio: Bir kültür dergisi, etrafını yetkin insanlarla doldurmayı bildiği ölçüde saygındır. Sadece birkaçını saymak gerekirse, Toti Carpentieri ve Marisa Milella ile yapılan işbirliği, ITAline Magazine için büyük bir değer ve miras niteliğindedir.

Toti Carpentieri
Sanat eleştirmeni ve gazeteci olan Toti Carpentieri, Algı Teorisi ve Form Psikolojisi dersleri vermiştir. Üç aylık “ARTE&CRONACA” (“SANAT ve GÜNCEL OLAYLAR”) dergisinin eski Yazı İşleri Müdürü olan Carpentieri, pek çok sergi ve gösterimin de küratörlüğünü üstlenmiştir. Toti Carpentieri’nin hassasiyeti ve sanat dünyasına dair derin bilgisiyle sunduğu katkı; okuyucularımıza olayların basit bir kronolojik anlatımının ötesine geçen, özenli, saygın ve derinlikli bir sanat okuması sunmamızı sağlamaktadır.

Marisa Milella ise bir sanat tarihçisi olarak aldığı eğitim ve İtalya Kültür Bakanlığı (MIC) bünyesindeki deneyimi sayesinde eserlerin, sanatsal fenomenlerin ve daha fazlasının analizine derinlik ve perspektif kazandırmaya katkıda bulunmaktadır. Arte in Rosa (Pembe Sanat) – 2025, Foto in Copertina (Kapak Fotoğrafı) – 2023/24, Copertine d’artista (Sanatçı Kapakları) – 2021/22 projeleri ile İtalyan mutfağının UNESCO mirası olarak tanınmasına adanan özel sayı (2026) kendisine aittir.
Her ikisi de farklı şekillerde, bir kültür dergisi için vazgeçilmez gördüğümüz o yetkinlik ve derinlemesine inceleme kültürünü temsil etmektedir. Onların katkıları, bizlerin sadece bilgilendiren değil, aynı zamanda düşünmeye de sevk eden içerikler sunmamıza yardımcı olmaktadır.
Turgut Alp Eroğlu: Dergi, “Associazione per l’Italia nel Mondo” (A.I.M. – Dünyadaki İtalya Derneği) ile işbirliği yapıyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki İtalyan topluluklarının kültürel hafızasını canlı tutmanın neden önemli olduğunu düşünüyorsunuz? Bu topluluklar yurt dışında, ev sahibi kültürlerle diyalog kurarak kendi özgünlüklerini paylaşma yoluyla karşılıklı olarak birbirlerini zenginleştiriyorlar. Dolayısıyla, edinilen bu kültürel mirası artı bir değer olarak görüyor musunuz?

Mauro Lovecchio: Kültürün ağlara (network) ihtiyacı vardır; ağların etkili olabilmesi için ise güven ve ortak hedefler üzerine inşa edilmesi gerekir. ITAline Magazine, faaliyeti boyunca hem İtalya‘da hem de yurt dışında çeşitli uluslararası kuruluşlar, kültürel, kurumsal ve sivil toplum gerçeklikleriyle işbirliği ilişkileri geliştirmiştir. Bunlar arasında, resmi yayın organı olduğumuz ve dünyada İtalyan kültürünün değerini artırma ile topluluklar arasında ilişkiler kurma düzeyinde birlikte çalıştığımız “Associazione per l’Italia nel Mondo (A.I.M.)” özellikle önemli bir rol oynamaktadır.
Dünyadaki İtalyan topluluklarının kültürel hafızası, hem İtalya tarihinin hem de onları ağırlayan ülkelerin tarihinin temel bir parçasıdır. Bu toplulukların, göçler, fedakarlıklar, başarılar, zorluklar, entegrasyon ve dönüşüm arasında geçen olağanüstü anlatacak hikâyeleri vardır. Hafızayı korumak, aynı zamanda bugünü anlamak ve kültürün karşılaşmalar, alışverişler ve etkileşimler yoluyla inşa edildiğini hatırlamak anlamına gelir. Dolayısıyla kimlik mutlaka kapalı ve statik olmak zorunda değildir; aksine dinamik ve sürekli bir evrim içinde olabilir. Bu nedenle, ev sahibi topluluklarla diyalog kuran İtalyan topluluklarının edindiği kültürel mirası kesinlikle çok değerli buluyorum.
Turgut Alp Eroğlu: A.I.M. Başkanı çok uzun bir süre Guido VACCA oldu; kendisi yaptığı çalışmalarla yurt dışındaki vatandaşlarımız arasındaki bağı aktif olarak güçlendirirken, aynı zamanda ev sahibi topluluklarla da verimli bir kültürlerarası diyalog zeminini teşvik etti. Ortak hedeflere ulaşmak için Başkan Vacca ile olan işbirliğiniz hangi stratejik sinerjiler etrafında gelişti?

Guido VACCA
Mauro Lovecchio: Kurumsal ilişkiler ve kültürel diplomasi uzmanı olan Guido Vacca, önemli ve ileri görüşlü bir çalışma yürüttü. A.I.M. kendisinin çok istediği bir oluşumdu, onun bir eseriydi. ITAline‘ın 39. (Ağustos) sayısında, hem kendi adıma hem de tüm yazı işleri kadrosu adına onun bu emeğine özel bir teşekkür ayırdım.
Vacca ile olan işbirliğimiz ortak bir inanç temelinde gelişti: dünyadaki İtalyanlar sadece girişimlerin hedef kitlesi olarak görülmemeli, aksine uluslararası bir kültür ağının aktif başrolleri olmalıdır; çünkü bilgi ve kültür, topluluk oluşturmanın en temel araçlarıdır. Ayrıca paylaşılan bir vizyon üzerinde de çalıştık: dünyadaki İtalyanlar arasındaki bağları, kendi içine kapalı bir mantığa hapsolmadan güçlendirme gerekliliği. Zira yurt dışındaki İtalyanların deneyimlerini aktarmak, karşılıklı tanımayı teşvik etmek ve yeni işbirliği olanakları inşa etmek anlamına gelir.
Turgut Alp Eroğlu: İtalya ve Türkiye arasındaki kültürel ve edebi ilişkiler nasıl değerlendirilebilir? Bu iki ülke hangi alanlarda daha fazla işbirliği geliştirilebilir?
Mauro Lovecchio: İtalya ve Türkiye birbirine söyleyecek çok şeyi olan iki ülkedir. İtalya ve Türkiye arasındaki kültürel ilişkiler büyük bir potansiyele sahiptir. Her iki ülke de binlerce yıllık geçmişi, stratejik coğrafi konumu ve son derece zengin gelenekleri ile öne çıkmaktadır. İtalya ve Türkiye’nin işbirliğini güçlendirebileceği pek çok sektörün var olduğuna inanıyorum. Genel anlamda kültür (festivaller, sergiler…), çeviriler aracılığıyla edebiyat, yazarlarla buluşmalar ve ortak yayıncılık projeleri ilk aklıma gelenler. Çağdaş sanat ve tarihi-sanatsal miras da büyük fırsatlar sunuyor. Sinema, müzik, tiyatro, fotoğrafçılık ve kültürel turizmi de göz ardı etmemeliyim. Tüm bu alanlar, insanları birbirine yakınlaştırma konusunda olağanüstü bir güce sahiptir. Ancak bu işbirliği gerçek bir karşılıklılık esasına dayanmalıdır. Mesele sadece İtalyan kültürünü Türkiye’de ya da Türk kültürünü İtalya’da tanıtmak değil; her iki kültürün de kendini ifade edebileceği ve katkı sağlayabileceği ortak projeler üretmektir: aynı proje üzerinde çalışan İtalyan ve Türk sanatçılar, iki dilli bir antoloji, her iki ülkeden yazarların katıldığı bir edebiyat festivali ya da farklı sanatsal mirasları diyalog haline getiren bir sergi gibi.
Turgut Alp Eroğlu: A.İ.M. Türkiye Ulusal Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten R. Lorena GUARASCİO’nun çalışmaları ve faaliyetleri nelerden oluşmaktadır?

R. Lorena GUARASCİO
Mauro Lovecchio:Uzun süredir İtalya ve Türkiye arasındaki kültürlerarası ilişkilerin geliştirilmesi için çalışan R. Lorena Guarascio, kurumlar arası ikili ilişkilerin güçlendirilmesinde önemli bir referans noktasıdır. Kendisi, ülkede bulunan İtalyan toplulukları ile Türk kültürel ortamı arasında uzman bir köprü figürü olarak öne çıkmaktadır. Guarascio’nun geçmişi, ileri düzey dil uzmanlığını, üniversite öğretim üyeliğini ve sahadaki somut çalışmalarını bir araya getirmektedir. Faaliyetleri ise sürekli bir araştırma, iletişim ve iş birliği perspektifine dayanmaktadır.
A.İ.M. Türkiye Ulusal Sekreter Yardımcısı olarak Lorena Guarascio, bir “kültür köprüsü” vizyonunu bizlerle paylaşmaktadır. Böylece hem A.İ.M.’in hem de dergimizin misyonunu somutlaştırmaktadır: sadece köklerimizi korumakla kalmayıp, aynı zamanda bu köklerin ev sahibi kültürlerle diyalog kurmasını sağlayan ulusötesi yeteneklere değer kazandırmak.
Turgut Alp Eroğlu: Günümüz İtalyan sanat ve kültür ortamında sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler nelerdir? Ve önümüzdeki yıllarda ITAline Magazine‘i hangi yeni projeler ve hedefler bekliyor?
Mauro Lovecchio: Beni en çok heyecanlandıran şey, İtalyan kültür ortamının canlılığı ve çeşitliliğidir. Köklü kurumların ve büyük isimlerin yanı sıra, yeni diller geliştiren çok sayıda genç sanatçı, yazar, araştırmacı ve kültür çalışanı var. Özellikle farklı disiplinlerin bir araya gelmesi ilgimi çekiyor: sanat ve teknoloji, edebiyat ve yeni medya, fotoğraf ve anlatı, geleneksel kültür ve yapay zekâ (AI) yenilikleri.

ITAline Magazine‘e gelince, hedefimiz derginin uluslararası boyutunu güçlendirmeye devam etmektir. Ortak yayıncılık projeleri, çeviriler ve değişim girişimleri aracılığıyla yabancı kültür dergileriyle diyaloğu daha da geliştirmek istiyoruz. Farklı ülkelerdeki dernekler, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar ve akademisyenlerle iş birliklerini artırmayı amaçlıyoruz. Hedefimiz, kendi kimliğimizi kaybetmeden büyümeye devam etmektir.
Turgut Alp Eroğlu: Kültür dergilerinin, toplumlar arasında diplomatik ve kültürel bir köprü kurmak amacıyla uluslararası işbirlikleri geliştirmesini önemli buluyor musunuz?
Mauro Lovecchio: Bunu son derece önemli buluyorum. Kültürün kendine has bir gücü vardır: farklılıkları ortadan kaldırmaya gerek kalmadan ötekiyle bağ kurmayı sağlar. Aksine, bu farklılıkları tanımayı ve onlara saygı duymayı öğretir. Kültür dergileri, diplomasinin en soylu anlamıyla diplomatik bir işlev görebilir. Kurumların yerini almazlar, ancak genellikle kurumsal diyalogdan önce gelen ve ona eşlik eden bir diyalog ortamı yaratabilirler. Bir röportaj yeni bir tartışma başlatabilir. Bir çeviri mesafeleri yıkabilir. Bir makale, bir ülke hakkındaki algımızı değiştirebilir.
Turgut Alp Eroğlu: Çığ Dergisi gibi bağımsız kültür dergileri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Mauro Lovecchio: Enformasyonun genellikle hız ve anındalık arayışıyla koşullandırıldığı bir çağda, bağımsız kültür dergileri çok değerli bir işlev görmektedir: düşünmek, derinlemesine incelemek ve araştırmak için bir alan korurlar. Bağımsızlık büyük bir sorumluluğu ama aynı zamanda büyük bir özgürlüğü temsil eder; geleneksel mecralarda bazen kendilerine yeterince yer bulamayan temalara ve seslere alan açmayı sağlar. Çığ Dergisi gibi bir dergi, yazarlar, sanatçılar, akademisyenler ve okurlar arasında buluşma noktaları yaratmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Kültürün geleceğinin tam da bu tür dinamiklere ihtiyacı olduğuna inanıyorum: kendi kimliğini koruyabilen ve aynı zamanda uluslararası diyaloğa açılabilen dergiler.
Turgut Alp Eroğlu: Son olarak, Çığ Dergisi okurlarına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Mauro Lovecchio: Öncelikle Çığ Dergisi okurlarına, ITAline Magazine’e gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı teşekkür etmek isterim. İletmek istediğim mesaj şudur: kültür bir sınır değil, bir köprü olarak görülmelidir. İnsanları birbirinden ayırmak için farklılıkların sıkça vurgulandığı bir dünyada kültür bize, bu farklılıkların birer tanışma ve büyüme vesilesi olabileceğini öğretir. Kültür bize sabırlı olmayı öğretir, dinlemeyi öğretir, ötekinin mutlaka bir tehdit olmadığını ve bir farklılığın bir zenginleşme fırsatına dönüşebileceğini öğretir.
İtalya ve Türkiye farklı tarihlere ve kimliklere sahiptir, ancak tam da bu sayede derin ve anlamlı bir diyalog kurabilirler. Edebiyat, sanat, gazetecilik ve karşılıklı tanıma yoluyla daha sağlam ve daha kalıcı ilişkiler inşa edebiliriz. Bu röportajın, ITAline Magazine ile Çığ Dergisi arasında verimli bir işbirliğinin başlangıcı olmasını temenni ediyorum. Uluslararası kültürel ilişkilerin gücüne çok inanıyorum; insanların ve yayıncılık dünyasının ortak değerleri ve merakı paylaştığında, ortaya önemli projelerin çıkabileceğinden eminim. Bu diyalog için Çığ Dergisi’ne ve okurlarına teşekkür ederim. Bunun, gelecekteki birçok diyalogun ilki olmasını umuyorum.
Turgut Alp Eroğlu: Değerli Genel Yayın Yönetmeni Mauro Lovecchio, kültürlerarası işbirliğine olan inancınız, vizyoner görüşleriniz ve İtalyan kültür, sanat hayatına dair bilgilendirici açıklamalarınız için okurlarımız adına teşekkür ederiz.
UN VIAGGIO INTERCULTURALE: INTERVISTA A MAURO LOVECCHIO, DIRETTORE RESPONSABILE DI ITAline MAGAZINE

Turgut Alp Eroğlu: Buongiorno caro Direttore Mauro Lovecchio, grazie per aver accettato questa intervista. Innanzitutto, Le andrebbe di raccontare ai nostri lettori la storia della nascita di ITAline Magazine?
Mauro Lovecchio: Buongiorno a voi e grazie per questa opportunità. La nascita della rivista è legata a un’esigenza precisa: creare uno spazio editoriale capace di raccontare l’Italia e le comunità italiane nel mondo attraverso la cultura, l’arte, la letteratura, la storia e le esperienze umane, superando una visione limitata dei rapporti tra Italia e italiani all’estero; costruendo cioe’ una piattaforma in cui le diverse realtà e associazioni culturali, artisti, professionisti, studiosi e persone comuni possano incontrarsi, dialogare, riconoscersi e, attraverso la loro esperienza, continuare a mantenere un legame con l’Italia ma in un’ottica di incontro e confronto con i Paesi ospitanti. Quindi non una semplice vetrina dell’italianità, ma il frutto di uno scambio e di un arricchimento reciproci.
Turgut Alp Eroğlu: In qualità di Direttore Responsabile, quali sono i suoi compiti specifici e le sue responsabilità all’interno del comitato di redazione?
Mauro Lovecchio: Il mio compito di Direttore Responsabile consiste innanzitutto nel garantire l’identità editoriale della rivista, anche attraverso l’immagine: coordinare il lavoro della redazione, definire le linee tematiche e assicurare la qualità dei contenuti. Ma oltre al ruolo organizzativo c’e’ una responsabilità culturale: scegliere quali storie raccontare, quali voci ascoltare e quali ponti costruire cercando, all’interno del comitato di redazione, di favorire un lavoro basato sulla collaborazione e sulla pluralità dei punti di vista e convertendo le differenze in punti di forza.
Turgut Alp Eroğlu: Oggi ITAline Magazine raggiunge lettori in circa 80 Paesi. In che modo una rete di distribuzione internazionale così ampia influenza il vostro approccio editoriale, le vostre scelte e la vostra linea di pubblicazione? In cosa consistono esattamente le vostre visione e missione culturali?
Mauro Lovecchio: Raggiungere lettori in circa 80 Paesi rappresenta per noi una grande responsabilità, poiche’ ogni articolo può essere letto in contesti culturali, linguistici e sociali molto diversi. Questo ci invita a sviluppare un linguaggio aperto, rispettoso e capace di dialogare con un pubblico internazionale. ITAline Magazine vuole raccontare l’Italia senza stereotipi e senza nostalgia. La sua linea editoriale cerca di mantenere un equilibrio tra la valorizzazione dell’identità italiana e l’apertura al mondo. La sua missione è mettere in relazione: l’Italia con gli italiani nel mondo, le comunità italiane con i Paesi ospitanti, gli artisti con i lettori, la memoria con il presente. Anche perche’ credo che una rivista culturale non debba soltanto informare, ma anche creare curiosità attorno alle varie realta’ esistenti.
Turgut Alp Eroğlu: In che modo la collaborazione con nomi come il critico d’arte Toti Carpentieri e la storica dell’arte Marisa Milella arricchisce la rivista?
Mauro Lovecchio: Una rivista culturale è autorevole quando sa circondarsi di persone competenti. La collaborazione con Toti Carpentieri e Marisa Milella, solo per citarne alcuni, rappresenta per ITAline Magazine un patrimonio di grande valore.

Toti Carpentieri, critico d’arte e giornalista, è stato docente di Teoria della percezione e psicologia della forma. Già Direttore responsabile del trimestrale “ARTE&CRONACA”, è stato curatore di diverse mostre ed esposizioni. Il contributo di Toti CARPENTİERİ, con la sua sensibilità e la sua profonda conoscenza del panorama artistico, ci permette di offrire ai lettori una lettura dell’arte attenta, stimata e capace di andare oltre la semplice cronaca degli eventi.

Marisa MİLELLA, attraverso la sua preparazione di storica dell’arte e la sua esperienza all’interno del MIC (Ministero della Cultura italiano), contribuisce a restituire profondità e prospettiva alla lettura delle opere, dei fenomeni artistici e non solo. A lei si devono i progetti di Arte in Rosa (2025), Foto in Copertina (2023/24), Copertine d’artista (2021/22) e il numero speciale dedicato al riconoscimento UNESCO della cucina italiana (2026). Entrambi rappresentano, in modi diversi, quella cultura della competenza e dell’approfondimento che riteniamo essenziale per una rivista culturale. Il loro apporto ci aiuta a proporre contenuti capaci di informare, ma anche di stimolare la riflessione.
Turgut Alp Eroğlu: La rivista collabora con l’Associazione per l’Italia nel Mondo (A.I.M.). Perché ritiene sia importante mantenere viva la memoria culturale delle comunità italiane nelle diverse aree del mondo? All’estero dialogano con le culture ospitanti, arricchendosi a vicenda attraverso la condivisione delle proprie specificità. Considera dunque questo patrimonio culturale acquisito come un valore aggiunto?

Mauro Lovecchio: La cultura ha bisogno di reti; e le reti, per essere efficaci, devono essere costruite sulla fiducia e sulla condivisione di obiettivi. Nel corso della sua attività, ITAline Magazine ha sviluppato rapporti di collaborazione con diverse organizzazioni internazionali, realtà culturali, associative e istituzionali, sia in Italia che all’estero. Tra queste, un ruolo particolarmente importante è svolto dall’Associazione per l’Italia nel Mondo, A.I.M., della quale siamo organo e con cui collaboriamo sul piano della valorizzazione della cultura italiana nel mondo e della costruzione di relazioni tra le comunità. La memoria culturale delle comunità italiane nel mondo è una parte fondamentale della storia italiana e di quella dei Paesi che le hanno accolte. Esse hanno da raccontare esperienze straordinarie, tra partenze, sacrifici, successi, difficoltà, integrazione e trasformazione. Conservare la memoria significa anche comprendere il presente e ricordare che la cultura si costruisce attraverso gli incontri, gli scambi e le contaminazioni. L’identità non è dunque necessariamente chiusa e statica, bensi’ puo’ essere dinamica e in continua evoluzione. Ritengo quindi assolutamente prezioso il patrimonio culturale acquisito dalle comunita’ italiane che dialogano con quelle ospitanti.
Turgut Alp Eroğlu: Il Presidente dell’A.I.M. è stato per lunghissimo tempo Guido VACCA; con il suo lavoro, ha rafforzato attivamente il legame tra i connazionali all’estero, favorendo al contempo un proficuo dialogo interculturale con le comunità ospitanti. Intorno a quali sinergie strategiche si è sviluppata la vostra collaborazione con il Presidente Vacca per il raggiungimento degli obiettivi comuni?

Guido VACCA
Mauro Lovecchio: Guido VACCA, esperto di relazioni istituzionali e di diplomazia culturale, ha svolto un lavoro importante e lungimirante. L’A.I.M. è stata fortemente voluta da lui, e’ una sua creatura. Al suo lavoro ho riservato un ringraziamento speciale, da parte mia e della redazione tutta, nel n. 39 (Agosto) di ITAline. La collaborazione con Vacca si è sviluppata sulla base di una convinzione comune: gli italiani nel mondo non devono essere considerati soltanto destinatari di iniziative, ma protagonisti di una rete culturale internazionale, poiche’ l’informazione e la cultura rappresentano strumenti essenziali per creare comunità. Abbiamo lavorato anche su una visione condivisa: la necessità di rafforzare i legami tra gli italiani nel mondo senza chiudersi in una logica autoreferenziale; raccontare le esperienze degli italiani all’estero significa infatti favorire la conoscenza reciproca e costruire nuove possibilità di collaborazione.
Turgut Alp Eroğlu: Come valuta le relazioni culturali e letterarie tra l’Italia e la Turchia? E in quali settori questi due Paesi potrebbero sviluppare maggiori collaborazioni?
Mauro Lovecchio: Italia e Turchia sono due Paesi che hanno molto da dirsi. Le relazioni culturali tra Italia e Turchia hanno un grande potenziale. Sono due Paesi caratterizzati da una storia millenaria, da una posizione geografica strategica e da tradizioni estremamente ricche. Credo che esistano molteplici settori nei quali Italia e Turchia potrebbero rafforzare la collaborazione. Penso alla cultura in generale (festival, mostre..), alla letteratura attraverso traduzioni, incontri con scrittori, progetti editoriali comuni. Anche l’arte contemporanea e il patrimonio storico-artistico offrono grandi possibilità. Non trascurerei il cinema, la musica, il teatro, la fotografia e il turismo culturale. Tutti questi ambiti hanno una straordinaria capacità di avvicinare le persone. La collaborazione dovrebbe però essere basata su una vera reciprocità. Non si tratta soltanto di presentare la cultura italiana in Turchia o quella turca in Italia, ma di creare progetti condivisi, nei quali entrambe le culture possano esprimersi e contribuire: un artista italiano e un artista turco che lavorano allo stesso progetto; un’antologia bilingue; un festival letterario con autori dei due Paesi, una mostra che metta in dialogo patrimoni artistici differenti.
Turgut Alp Eroğlu: Il ruolo di Vice Segretaria Nazionale A.I.M. per la Turchia è ricoperto da R. Lorena GUARASCIO; in cosa consistono i suoi studi e le sue attività?

R. Lorena GUARASCIO
Mauro Lovecchio: R. Lorena GUARASCIO, da tempo impegnata nella promozione delle relazioni interculturali tra Italia e Turchia, rappresenta un punto di riferimento importante per lo sviluppo delle relazioni bilaterali tra istituzioni e un’esperta figura di raccordo tra le comunità italiane presenti nel Paese e il contesto culturale turco. La sua storia unisce alta specializzazione linguistica, docenza universitaria, impegno concreto sul campo; le sue attività si collocano in una prospettiva di ricerca, comunicazione e collaborazione costanti. In qualità di Vicesegretaria Nazionale A.I.M. per la Turchia, Lorena Guarascio condivide con noi la sua visione di “ponte culturale”, incarnando la missione di A.I.M. e della nostra rivista: valorizzare i talenti transnazionali che non solo preservano le nostre radici, ma le fanno dialogare con le culture ospitanti.
Turgut Alp Eroğlu: Quali sono gli sviluppi che più la entusiasmano nell’attuale panorama artistico e culturale italiano? E quali nuovi progetti e obiettivi attendono ITAline Magazine nei prossimi anni?

Mauro Lovecchio: Ciò che mi entusiasma maggiormente riguarda la vitalità e la pluralità del panorama culturale italiano. Accanto ai grandi nomi e alle istituzioni consolidate, esistono moltissimi giovani artisti, scrittori, ricercatori e operatori culturali che stanno sviluppando linguaggi nuovi. Mi interessano particolarmente le contaminazioni tra discipline diverse: arte e tecnologia, letteratura e nuovi media, fotografia e narrazione, cultura tradizionale e innovazione AI. Per quanto riguarda ITAline Magazine, il nostro obiettivo è continuare a rafforzare la dimensione internazionale della rivista. Ci interessa sviluppare maggiormente il dialogo con le riviste culturali straniere, attraverso progetti editoriali condivisi, traduzioni e iniziative di scambio. Vogliamo aumentare le collaborazioni con associazioni, giornalisti, scrittori, artisti e studiosi presenti nei diversi Paesi. Il nostro obiettivo è continuare a crescere senza perdere la nostra identità.
Turgut Alp Eroğlu: Ritiene dunque importante che le riviste culturali sviluppino collaborazioni internazionali con l’obiettivo di gettare un ponte diplomatico e culturale tra le società?
Mauro Lovecchio: Lo ritengo fondamentale. La cultura possiede una forza particolare: permette di entrare in relazione con l’altro senza la necessità di eliminare le differenze. Al contrario, insegna a conoscerle e a rispettarle. Le riviste culturali possono svolgere una funzione diplomatica nel senso più nobile del termine. Non sostituiscono le istituzioni, ma possono creare le condizioni per un dialogo che spesso precede e accompagna quello istituzionale. Un’intervista può aprire una discussione. Una traduzione può abbattere una distanza. Un articolo può modificare la percezione che abbiamo di un Paese. Per questo ritengo che le collaborazioni internazionali tra riviste culturali siano estremamente importanti.
Turgut Alp Eroğlu: Qual è il suo pensiero riguardo alle riviste culturali indipendenti come Çığ Dergisi?
Mauro Lovecchio: In un’epoca nella quale l’informazione è spesso condizionata dalla velocità e dalla ricerca dell’immediatezza, le riviste culturali indipendenti svolgono una funzione preziosa: conservano uno spazio per la riflessione, l’approfondimento e la ricerca. L’indipendenza rappresenta una grande responsabilità, ma anche una grande libertà: permette di dare spazio a temi e voci che talvolta non trovano adeguata rappresentazione nei circuiti più tradizionali. Una rivista come Çığ Dergisi dimostra quanto sia importante creare luoghi di incontro tra scrittori, artisti, studiosi e lettori. Credo che il futuro della cultura abbia bisogno proprio di queste realtà: riviste capaci di mantenere una propria identità e, allo stesso tempo, di aprirsi al dialogo internazionale.
Turgut Alp Eroğlu: Per concludere, c’è un messaggio che vorrebbe trasmettere ai lettori di Çığ Dergisi?
Mauro Lovecchio: Vorrei innanzitutto ringraziare i lettori di Çığ Dergisi per l’attenzione e l’interesse dimostrati nei confronti di ITAline Magazine. Il messaggio che vorrei trasmettere è questo: la cultura non deve essere considerata una frontiera, ma un ponte. In un mondo nel quale spesso si sottolineano le differenze per separare le persone, la cultura ci insegna che le differenze possono diventare un’occasione di conoscenza e di crescita. La cultura ci insegna ad avere pazienza. Ci insegna ad ascoltare. Ci insegna che l’altro non è necessariamente una minaccia e che una differenza può diventare un’occasione di arricchimento. Italia e Turchia hanno storie e identità diverse, ma proprio per questo possono dialogare in modo profondo e significativo. Attraverso la letteratura, l’arte, il giornalismo e la conoscenza reciproca possiamo costruire relazioni più solide e più durature. Mi auguro che questa intervista rappresenti l’inizio di una collaborazione proficua tra ITAline Magazine e Çığ Dergisi. Credo molto nella forza delle relazioni culturali internazionali e sono convinto che, quando persone e realtà editoriali condividono valori e curiosità, possano nascere progetti importanti. Grazie a Çığ Dergisi e ai suoi lettori per questo dialogo. Spero che sia il primo di molti altri.
Turgut Alp Eroğlu: Gentile Direttore Editoriale Mauro Lovecchio, a nome dei nostri lettori La ringraziamo per la Sua fiducia nella cooperazione interculturale, per le Sue visioni lungimiranti e per le Sue esaurienti spiegazioni sulla vita culturale e artistica italiana.
