TÜLİN YILMAZ POLAT/ASTROLOJİ NEDİR?

ASTROLOJİ NEDİR?

Çoğu insan tarafından yanlış yahut eksik bilinen şey astrolojinin bir bilim olduğu iddiası ve astrolojiyi “inanç” noktasına getirmek gibi ilahi dogmatik söylem. Bu durumu bu hale getirenler astrologlar değil bilakis insanlık tarihinden bugüne değin tüm kadim bilgileri yok sayanlardır.

Bakınız “bilgi” dedim bilim demedim. Keza astrolojinin bilim yapmak gibi bir iddiası olmamalı diye düşünüyorum. Bilim ile astroloji dalı sadece benzer yöntem kullanır; o da şudur ki ikisi de gözlem yapar. Bu benzer özellik, sonuç (yargıya varma) kısmında ayrılır; çünkü bilimsel yöntemde defalarca yapılan gözlemler bizi aynı sonuca götürür. Astrolojide ise gözlem sonucu olasılıklar aktarılır.

Bilimde aynı sebepler aynı sonuçları verirken astrolojik olarak baktığımızda sonuç bambaşka olabilir. Şöyle ki daha önce yaşadığınız şey yine başınıza geldi diyelim. O zaman kötü iken tekrarında daha iyi bir durum sizin için söz konusu olabilir.  Bakınız “olabilir ” diyorum, kelimelerimi dikkatli seçiyorum; çünkü astroloji size sadece olasılıkları sunar.

Buraya “inanmak” konusunda ufak bir paragraf açmak gerekli; zira astrolojiye inanmak gibi bir cümle kullanıyor insanlar. Bu doğru bir ifade olmadığı gibi “inanmak” kelimesi, ilahi bir anlamda içeriyor. Astrolojide ilahi olan bir şey yok! Kendi içinde çelişen bu cümle de tezatlık var. İlahi olan şey dogmatiktir ve tartışılamaz; oysa astroloji öngörü tekniğidir. Öngörü içinde birçok olasılığı barındırdığından ilahi olamaz.

Semavi dinlere baktığımızda haram iş yaparsan yanacaksın diyor; yanabilirsin demiyor, sana başka olasılıklar sunmuyor. Emir (ayet) net, kesin dille yargıya varmıştır. Astroloji böyle bir yargı cümlesi kullanmaz.

Astrolojisinin geçmişi M.Ö 2500 yılına dayanıyor. O günden bugüne değin insanlığın gözlemler (astroloji; gözlemlerin sentezlenmesi) sonucunda ve ışığında gelen kadim bilgiler toplamıdır. Bunu da astroloji Zodyak diye adlandırdığı 12 ev (takım yıldızı) içinde gruplandırdığı bir sistemdir. Astrolojinin içinde mitler de vardır.  Yunan mitolojisi hatta İskandinav mitolojisinin içine girmiştir. M.Ö 4. Ve 5. Yüz yılda Antik Yunan tanrılarının özellikleri gezegenlerle ilişkilendirilmiştir.

MERKÜR

İsmini Roma mitolojisindeki Merkür’den alır. Merkür Roma mitolojisindeki en zeki, kurnaz ve hızlı tanrıdır. Kendisi ayrıca ticaretin, hırsızların, yolcuların ve seyahatin tanrısı olarak da bilinir. O aynı zamanda iletişimin, şansın, hilenin, şiirin tanrısıdır. Zeus’un elçiliğini yapan ve yeraltında ruhlara rehberlik eden de Merkür’dür.

Yunan mitolojisindeki karşılığı ise tanrı Hermes’tir.

VENÜS

İsmini Roma mitolojisindeki aşkın, güzelliğin ve bereketin tanrıçası olan tanrıça Venüs’ten almıştır. Yunan mitolojisinde ise Aphrodite adıyla bilinir. Babil mitolojisinde İştar olarak geçer.

MARS

İsmini Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars’tan almıştır. Kızıl renge sahip olduğu için ve rengi kanı andırdığı için bu adı almıştır. Mars’ın Yunan mitolojisindeki karşılığı ise Ares’tir. Antik çağlarda Mısırlılar bu gezegene ‘kırmızı olan’ adını verdiler.

Ayrıca Mars’ın uydularının ismi ise Yunan mitolojisindeki Ares’in oğulları olan Phobos ve Deimos’tan gelir.

JÜPİTER

İsmini Roma mitolojisindeki tanrıların kralı olan Jüpiter’den almıştır. Romalıların büyük bir sevgi besledikleri ve saygı duydukları bir tanrıdır. Güneş sistemindeki en büyük gezegen olmasından dolayı Jüpiter adı verilmiştir. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise şimşek ve gök gürültüsü tanrısı olan Zeus’tur.

Etrüsk mitolojisinde ise Tinia olarak bilinir.

SATÜRN

İsmini Roma mitolojisindeki Altın Çağ tanrısı olan Satürn’den almıştır. İnsanlara tarımsal faaliyetleri o öğretmiştir. Disiplin ve ahlak kurallarını belirler ve zamanı kontrol eder. Diğer tanrıların ve tanrıçaların aksine Satürn yeryüzünde yaşar. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise Kronos’ tur.

URANÜS

İsmini Yunan mitolojisindeki gökyüzü tanrısı Uranüs’ten almıştır. Uranüs Aether ve toprak ana Gaia’nın oğluydu. Aynı zamanda kendisi Gaia’nın kocasıydı ve ilk tanrılardandı. Kozmik bir gücü vardı. Uranüs uzayla bağlantılı olarak da resmedildi. Yunan tanrılarının atasıydı ve ilk tanrılardandı.

NEPTÜN

İsmini Roma mitolojisindeki su ve deniz tanrısı olan Neptün’den almıştır. Bir okyanusa benzediği için gezegene bu ad verilmiştir. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise denizlerin, depremlerin ve atların tanrısı olan Posseidon’dur. Neptün Satürn ve Ops’un çocuğudur. Ayrıca Jüpiter ve Plüton’un kardeşidir.

PLÜTON

İsmini Roma mitolojisindeki yeraltı dünyasının hâkimi olan Plüton’dan almıştır. Keşfedildiği dönemde karanlık göründüğü için gezegene bu ad verilmiştir. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise yeraltı tanrısı Hades’tir. Satürn ve Ops’un oğlu ve Jüpiter ile Neptün’ün erkek kardeşidir.

Burada bizim için önemli olan gözlemler ve diğer mitoloji gibi yardımcı konu başlıklarıyla zenginleştirilerek gruplanan bilgileri kullanmaktır.  Bu bilgi ışığıyla natal haritanız oluşur. Natal harita doğum anı haritalarıdır. Kişinin doğduğu andaki gökyüzünün o anki fotoğrafı dediğimiz natal haritalarımız bize kişi hakkında pek çok bilgi verir.

Peki natal haritamız bize ne anlatır?

 Kişi; psikolojisi, ilişkisi, finans durumu, karmasına kadar kendi hakkında bilgi edinebilir. Hayatındaki şans ve fırsatları öğrenerek potansiyelini ortaya çıkartması, kısıtlandığı konularda şifalanması gerektiği hakkında bilgi sahibi olabilir. O yüzden natal haritalarımızı yorumlatmak hayatın size iyi veya kötü vaatlerini verirken ciddi bir farkındalık yaratır.  Hayat yolunuzda ilerlerken iyi bir kılavuz olacaktır.

İnsanın iç dünyasına âdeta bir fener gibi ışık tutan astroloji için; İsviçreli psikiyatr analitik psikolojinin kurucusu ve derinlik psikolojisinin Sigmund Freud ve Alfred Adler ile beraber üç büyük kurucusundan birisi olan Carl Gustav Jung bir söyleşisinde; “Astroloji konusunda fikrimi sormuşsunuz. Bu konu ile 30 yıldır ilgileniyorum. Ben bir psikiyatristim ve insanların karakter komplikasyonlarına bir başka açıdan ışık tuttuğu için astrolojiye ilgi duyuyorum. Astrolojik bulguların başka türlü ulaşamayacağım bilgilere beni götürdüğüne sıkça rastladım. Astrolojinin bizim “yansıtma” dediğimiz psikolojik deneyimleri içerdiğini düşünüyorum.” diye cevaplar.

Jung yine bir mektubunda insanlığın özünü açıklayan bir iz bulabilmek için astroloji ile uğraştığını ve gecelerini harita hesaplamakla geçirdiğini söyler. İleri derecede anne kompleksine sahip bir hastasının doğum haritasındaki anne konfigürasyonunun “T kare” açı yaptığını hayretle gördüğünü yazar ve şöyle devam eder; “Bir gün insanların içgüdüsel olarak gökyüzüne yansıttıkları birtakım bilgilere erişeceğiz. Zodyak’ın burçlarının birer karakter resimleri olduğu görülüyor yani bunlar libido sembolleridir veya verilen bir andaki libido özellikleridir.” der.

Astroloji, bilgi birikimi ve gözlemin tekrarı konusunda bize sıkı bir kaynak sağlıyor. Zira pandemi patlamadan dört ay öncesinde Öner Döşer’in Satürn Oğlak’ta 11. Evde. Sosyal bir şey yaşanacak, eğlence sektörlerinde sıkıntı olacak demesiyle ve bunu 4 ay sonra yaşamamız tüm dikkatleri astrolojinin üstüne çekti.

 Öner Döşer bunu nereden bildi ya da nasıl bilebilir değil mi? Kâhin değilim diyor adam ki değil zaten. O zaman nasıl öngörüsü doğru çıktı?

Şöyle ki: Öner Döşer de bu bilgiyi çok eski kaynak kitaplardan, Veysi Karahani’nin bilgisinden bulduğunu; gökyüzünde Satürn ile Uranüs kavuşunca (burası önemli kısmı o günkü açı ve derecelerle) salgın hastalıkların olduğunu, toplumda infilak yaşandığını öğreniyor. 2020 yılını değerlendirirken de aynı kavuşumun olduğunu görüyor ve bunu söylüyor. ( Tabii bu derin bilgileri tekrar gün ışığına çıkartıp kullanması Öner Döşer’in işine olan aşkı ve titizliği ) Öner Döşer bu olasılığı söyler; ama şunu diyemez: 50 bin kişi ölecek gibi bir yargıda bulunamaz. Deprem olasılığını öngörebilir mi? Evet, böyle bir olasılıktan bahsedebilir; fakat deprem olacak yargısına varamaz ya da şiddetini bilemez. Onu işte bilim bilir; jeoloji bilimi onu bize söyler. Kahramanmaraş’ta 7.9 şiddetinde deprem oldu kesin yargısını bize ancak bilim verir.

Tüm bunların ışığında astroloji öngörüsü çok çalışan ve karşılığı olan bir teknik olduğundan insanlarda merak uyandırıyor.

İçinde matematik olan bu tekniğin bilgiyle sentezlenmesi sanıldığı gibi kolay ve basit değildir. Buket Uzuner’in ” Bir çocuğun hayatındaki en büyük şansı iyi bir öğretmene denk gelmesidir.” sözündeki gibi natal haritayı kadim bilgilerle ve tekniklerle sentezleyerek doğru okuyan bir astrologdan öngörü danışmanlığı almak önemlidir.

Astrolojiyle kişi; psikolojisi, ilişkisi, finans durumu, karmasına kadar kendi hakkında bilgi edinebilir hayatındaki zorluklar ve fırsatları öğrenerek kısıtlandığı konularda neyi, nasıl yapması gerektiği hakkında bilgi sahibi olabilir.!

Yani sonuç olarak;

– Astroloji bir bilim değildir.

– Astroloji inanç değildir.

– Astroloji olasılıklar ve öngörü tekniğidir.

– Astroloji kesin yargıya varamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir